Cover Photo

GÖYNÜK


Tarihi, kültürü, doğal güzelliği, maneviyatı ve atmosferi altında barındırdığı birçok zenginliği ile gezilip görülmesi gereken nadir Anadolu şehirlerinden birisidir.
Görüntülenme:


CİTTASLOW ÜNVANLI TARİHİ OSMANLI KENTİ

Göynük, tarihi, kültürü, doğal güzelliği, maneviyatı ve atmosferi altında barındırdığı birçok zenginliği ile gezilip görülmesi gereken nadir Anadolu şehirlerinden birisidir. Eski görünümünü korumuş, Anadolunun kültür ve zenginliğini günümüzde gözler önüne seren Göynük, çevresinde bulunan doğal gölleri, 100 yaşını aşmış konakları ve yöresel lezzetleri ile her yıl binlerce insanın ziyaret ettiği huzurlu şirin bir ilçe durumunda. Tarihi camilerinden yükselen ezan sesleri arasında Göynük'te yaşam devam ediyor. Gelin bu yaşama siz de tanıklık edin...

Kışın son günlerinde Göynük'e misafir oldum
Şehirlerin ve yörelerin en güzel dönemlerini görüp gezmek için kendine has özel dönemleri vardır. Bir gezginseniz bu kıstaslar sizin için önem arzettiği gibi bazen de çok düşünmez ortamı yaşar ve her dönemini oradayken ayrı ayrı hayal eder yaşarsınız. Göynük bu tabire uyan nadide yerlerden biri. Her mevsimi ayrı bir güzel. Hangi mevsim giderseniz gidin farklı bir güzellikle karşılaşır ve size katacağı mutluluklar arasında mevsimsel hiçbir fark yoktur. Ben bir kış mevsiminin son günlerinde bir kaç günlüğüne Göynük'e misafir oldum. Anlatacağım çok şey var, bir solukta okuyup ilk fırsatta planınızı yapacaksınız. wink

Göynük Evleri'ne Hayran Kaldım
Göynük, asırlık eski evleri ile Anadolu'nun zengin kültürünü ziyaretçilerine sunmanın gururunu yaşıyor. Tarihi evlerin arasında dolaşmak beni o dönemlere götürerek nostaljik bir yolculuğa çıkardı. Heybetliler ve çok güzeller. Evlerin özelliklerine değinecek olursak genellikle zemin kat üzerine bir veya iki katlı olarak yapılmış. Her evin "hayat" adı verilen avlusu mevcut. Katlar arasındaki ulaşımı iç merdiven sağlıyor. Bazı evlerin tavanları çeşitli motiflerle süslenmiş. Göynük evlerinin pencereleri, evin iç yapısı hakkında dışarıya bilgi veren en güzel örnek. Niçin? Diyeceksiniz.. Eski Göynük evlerinde pencere sayıları önemli rol oynarmış. Bir evin dışa bakan yüzünde üç pencere olması, orasının bir oda olduğunu gösteriyor. Eğer ki pencere sayısı daha çok ise ve pencereler dışarıya taşmışsa açık sofalı bir oda tipi düşünülebilir. Evlerin giriş katları kiler ve depo olarak kullanılıyor. Diğer katlardaki odalar ise, evin büyüklüğüne ve binanın kaç katlı olduğuna bağlı olarak kullanım şekli değişkenlik gösteriyor. Kırma çatı şeklinde yapılan evlerin üzerleri yerli kiremitlerle örtülmüş. Doğal sit alanı kapsamında olan bu evler restore ediliyor. Restorasyonu biten evlerin bazıları otel pansiyon olarak hizmet verirken geri kalanında aile yaşamı devam ediyor. Bahçelerdeki meyve ağaçları, saksılardaki rengarenk çiçekler gündelik yaşamda bu evlerin en sadık arkadaşları durumunda..

Doğa Harikası Sünnet Gölü'nü Keşfedin
Göynük çevresinde mükemmel bir doğa hakim. Ormanları, yaylaları ve sınırları içerisindeki iki adet gölü görülmeye değer güzellikte. Bu iki gölden biri olan Sünnet Gölü, 1050 metre yükseklikte etrafı karaçam ağaçlarıyla kaplı, kızılcık, dağ fındığı, dağ nanesi, kekik ve böğürtlen gibi bitkilerin yetiştiği, bol oksijenli havasıyla çevresi mesire ve yürüyüş alanı olan bir yer. Sünnet Gölü, Erenler ile Kurudal arasındaki dar vadinin heyelan sonucu tıkanmasıyla oluşmuş. Gölün büyüklüğü 18 hektar, en derin yeri ise 22 metre olarak ölçülmüş. Günübirlik gezi ve dinlenmek için çok ideal bir yer. Göl kenarında bir konaklama tesisi ve bir restoran bulunuyor. Belirlenen dönemlerde balık avlamak serbest. Trekking için harika bir parkur. Sünnet Gölü'ne nasıl gidilir diye merak edenler, Göynük - Bolu yolunun 20.km’sinden sağa dönerek 4 km daha gidince Sünnet Gölü'ne ulaşıyorsunuz. Göynük - Sünnet Gölü arası 24 km. Sünnet Gölü'nün muhteşem görüntülerinin olduğu videosunu alttaki fotoğrafa tıklayarak izleyebilirsiniz.

Kartpostallık Manzaralı Çubuk Gölü
Tabiatın sunduğu güzelliklerden birini daha görmem gerekiyordu. Sünnet Gölü'nden sonra Çubuk Gölü'nü de görmek için yola koyuldum. Göynük - Bolu yoluna çıkıp 5.km'sinden sağa dönerek 6 km sonra denizden 1150 metre yüksekliğindeki Çubuk Gölü'ne ulaştım. Karla kaplı Çubuk Gölü'nün kartpostallık manzarası vardı adeta. Göl kıyısındaki yel değirmenleri çok güzel bir atmosferin oluşmasına katkı sağlamış. Bu yel değirmenleri 2000'li yılların başında bir dizi çekimi için yapılmış. Sonrasında günümüze kadar geliyor. Biraz bakımsızlar. Çubuk Gölü'nün yüzölçümü 15 hektar ve gölün en derin yeri ise 13 metre olarak ölçülmüş. Çevresi mesire alanı olup piknik ve kamp yapmaya müsait. Aynı zamanda trekking yapmak oldukça keyif verir. Göynük Çubuk gölü arası 11 km. Çubuk Gölü'nün muhteşem videosunu izlemek için alttaki fotoğrafa tıklayabilirsiniz.

Göynük'ün Manevi Sultanı Akşemseddin Hazretleri
Fatih Sultan Mehmet'in hocası Akşemseddin Hazretleri'nin türbesi Göynük'te bulunuyor. Akşemseddin Hazretleri'nin İstanbul'un fethindeki manevi rolünü herkes bilir. İstanbul'un fethinden sonra Göynük'e gelerek buraya yerleşiyor ve ömrünün sonuna kadar Göynük'te yaşayarak burada vefat ediyor. Göynük merkezdeki Gazi Süleymanpaşa Cami bahçesinde bulunan türbesini 1464 yılında Fatih Sultan Mehmet yaptırmıştır. Akşemseddin hazretlerinin sandukası ceviz üzerine kabartma yazı ile dekore edilmiş olup, Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğini temsil eder. Kapaklar nar çiçeği kabartması ile süslenmiş. Türbede ayrıca Akşemseddin Hz oğulları Sadullah ile Emrullah Çelebilerin sandukaları da var. Göynük'te her yıl 29 Mayıs'tan bir önceki pazar günü, Akşemseddin Hazretleri'ni anma günü düzenleniyor. Katılımların çok fazla olduğu bu anma gününde bilimsel sempozyumlar yapılıyor. Göynük'e gelen herkesin mutlaka ziyaret ettiği bir yer olan Akşemseddin Hazretleri türbesi yıl içerisinde binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam ediyor.

Gazi Süleyman Paşa Cami ve Hamamı
Göynük'te görmeyi istediğim tarihi yapılardan birisi de Gazi Süleyman Paşa Cami ve Hamamı'ydı. Göynük'ün tam  merkezinde yer alan bu tarihi yapılar, 2.Osmanlı padişahı Orhan Bey'in oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından bahçesinde bulunan hamamla birlikte 1331-1335 yılları arasında külliye olarak yaptırılmış. Bu külliye hakkında çok ilginç bir hikaye anlatılıyor. Rivayete göre; caminin yapımı sırasında yapıya taş getiren ama getirdiği taşı bırakmadan geri götüren bir işçi Süleyman Paşa’nın dikkatini çeker. İşçiye “niye aynı taşı getirip yerine koymadan geri götürüyorsun” diye sorduğunda “kirli olduğum için taşı mübarek bir yapının, temellerine koymak istemedim” der bunun üzerine Süleyman Paşa hemen usta başına emir vererek caminin yanına bir de hamam inşa edilmesini ister. Böylece günümüze kadar varlığını devam ettiren ve Göynük’ün en eski mimari yapıtlarından biri olan Gazi Süleyman Paşa Camii ve Hamamı ortaya çıkar. Gazi Süleyman Paşa Cami'sinin iç dizaynı, pencereleri, süslemeleri görülmeye değer güzellikte.    

Göynük'ü Kuşbakışı İzlemek İçin Zafer Kulesi'ne Çıkın
Göynük'e gelen herkesin dikkatini çekecek bir noktada yer alan Zafer Kulesi, Cumhuriyet Dönemi'nin ilk kaymakamı Hurşit Bey tarafından Kurtuluş Savaşı anısına yaptırılmış. İlçeye hakim bir tepe üzerinde görenleri selamlıyan bu anıtsal değer, Göynük'ü kuşbakışı izlemek için mükemmel bir konumda bulunuyor. Belediyeye ait bir kafeteryanın da yer aldığı bu alana hem araçla hem de yürüyerek çıkılabiliyor. Yolun biraz rampa olduğunu belirteyim. Eğer yürüme ile ilgili bir sıkıntınız yok ise tarihi Göynük evleri arasından geçerek kuleye 10-15 dakikada ulaşabilirsiniz. Altıgen taş temel üzerine, üç katlı ahşap yalı baskı mimarisine sahip olan kulenin bir de saati var. Göynük hatırası fotoğraf karelerinin olmazsa olmazı Zafer Kulesi^ne mutlaka çıkmanızı öneriyorum. 

Göynük'ün Nefis Yöresel Lezzetleri
Anadolumuz bereketli topraklara sahip. Bu topraklardan alınan mahsüller, maharetli ellerde şekillenerek lezzet dünyasına açılıyor. Osmanlı sarayları, mutfağını Bolulu aşçılara emanet etmiş. Göynük'te bulunmam lezzetli yemeklerin diyarındayım anlamına geliyor. Gerçekten de öyle.. Düğün çorbası, cevizli kaşık sapı, güveçte etli yaprak sarma, pide ve oklava baklavası en meşhurlardından. Göynük'ün içinden geçerek ilçeyi iki yakaya bölen Göynük çayının kenarında Göynük restoranları bulunuyor. Ben Paşazade Restoran'da bu lezzetleri tattım. Çınar ağaçlarının gölgesinde, kuş sesleri korosuna suyun akustiği de eklenince yemeğin lezzetinin keyfi kat kat artıyor. Değmesinler keyfinize.!  

Göynük Hediyelikleri Tahta Kaşıklar
Göynük'te el sanatları hünerli ustaların ellerinde yaşamaya devam ediyor.  Kaşık için en uygun şimşir ağacı olduğunu söylüyor. Çünkü çok dayanıklı, içine su almaz, çabuk eskimez ve kırılmazmış. Yöre insanı ve ustalar, çok eskiden beri şimşir ağacından faydalanıyormuş. Metaller çıkmadan önce hep ahşap kullanıldığını ve bunun daha sağlıklı olduğunu söylediler. Katılmamak elde mi? Şimşir ağacı da öyle her bölgede bulunmuyormuş, 2000 rakımlı tepelerde yetişen bir ağaç. Makinada yapılan kepçe ile pilav pişirseniz hemen kepçeye pilavlar yapışır ama elle yapılana yapışmaz diye öğrendim. Bu arada yörenin en iyi kaşık ustalarından biri olan rahmetli Kaşıkçı İbrahim Usta, bir kaşığı 15 dakikada yapabilirmişYöreye gelen turistler Göynük merkezindeki dükkanlardan tahta kaşık alıyorlar. 

Göynüklü Kadınlar "Tokalı Örtü"leriyle Mesaj Veriyor
Göynük’ün kaybolmuş değerleri yeniden dokunuyor. Her bir örtü ve desen bir anlam ifade ediyor. Göynüklü kadınların geleneksel olarak başlarına taktığı ‘tokalı örtü’lerin bir tarafı canlı renkli, diğer tarafı daha koyu renkli dokumalardan oluşuyor. Kadınlar, o günkü psikolojik durumuna göre, canlı renkli ya da koyu renkli kısmı takıyor. Ayrıca her bir desen başka bir durumu ifade ediyor. Dokumalar birer yazı gibi kadınların ne demek istediğini anlatıyor. Görümcesi ile arası kötü olanlar ‘görümce çatlatan’ isimli tokalı örtüyü, bir yakınını kaybedenler ‘mezar taşı’ şeklinde, kocası askerde olanlar ise ona uygun tokalı örtüleri takıyormuş. smiley



Fotoğraf - Video - Yazı
Onur Horzum



GÖYNÜK VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN
SÜNNET GÖLÜ VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN
ÇUBUK GÖLÜ VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN

 


 

BUNLARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR